Yine Amerikan yapımı filmlere geri döndük The Magic of Belle Isle – Adanın Büyüsü ile. Bu filmle ilgili söylenebilecek ve bilinmesi gereken en önemli şey Morgan Freeman’ın başrolünde oynuyor olması sanırım. Filmin en önemli özelliği bu. Ama sadece bir Morgan Freeman filmi olmasıyla kalmıyor diğer yönleriyle de oldukça doyurucu olduğunu söyleyebilirim, izlettiriyor kendini insana 🙂

The Magic of Belle Isle – Adanın Büyüsü filminin konusuna gelince, ünlü bir yazar yazamama sendromuna girmiş, kendini alkole vermiş ve belki birşeyler daha yazar umuduyla bir yakını tarafından güzel bir adaya yerleştirilmiş. Tekerlekli sandalye ile yaşayan yaşlı yazarımız, 3 kız çocuğu annesi güzel komşusuna gönlünü kaptırıyor. Ama ilginçtir ki film bu aşk hikayesi üzerinden dönmüyor, The Magic of Belle Isle – Adanın Büyüsü filminde işlenen çok değişik duygular var; yardımseverlik, yaratıcılık, hayal etme, cesaret gibi. İnsanların hayatlarına nasıl dokunabileceğinizi içtenlikle gözler önüne seriyor film.

Filmde en sevdiğim iki karakter

 

Filmin ilk sahnesinden itibaren dikkatimi çeken ve çok sevdiğim bir diğer karakter 3 kızın ortancası Finn. Annesine yardım etmediği için ablasının kafasından bir tencere suyu boşaltmasıyla kendini farkettiriyor. Yaramaz kesinlikle değil, duyarlı, cesur, yaratıcı, meraklı ve insan ilişkileri çok iyi olan 9.5 yaşındaki bir kızdan bahsediyoruz. Filmin birçok yerinde kendine hayran bırakan bir tavrı var küçük Finn’in.

 

Ayrıca anne rolünde oynayan Virginia Madsen’in çocuk yetiştirme tarzını da beğendiğimi söyleyebilirim. Biri 7 yaşında olaylardan bihaber, biri 10 yaşında oldukça zeki ve diğeri ergenlik döneminde olan üçü de farklı ilgi ve hassasiyet gerektiren kızlarıyla iletişimi ve yaşam mücadelesi takdire şayan.

Evet filmde Morgan Freeman yine oyunculuğuyla farkını ortaya koyuyor. Ama filmde güzel olan başka şeyler daha var. Ada sahneleri, göl kenarındaki evlerin büyüsü, evlerin güzelliği sizi alıp götürüyor. Neden biz de böyle bir yerde yaşamayalım ki diye düşünüp toplayıp her şeyi gitmek hissi uyanıyor insanın içinde. Film bitip gerçek hayatınıza döndüğünüzde zihninizde güzel imgeler ve kalbinizde güzel bir his uyanıyor hayata dair. Şimdiden keyifli seyirler dilerim.