Take Care – Dikkatli Ol (2014)

Yine bir film denk geldi ve izledik. Take Care – Dikkatli Ol filminden bana kalanlar hayli garip duygular oldu. Mesleğim gereği empati ve özdeşim kurma olaylarını biraz fazla abartırım sanırım film izlerken 🙂

Take Care – Dikkatli Ol filmi bir genç kızın araba kazası geçirmesi ve bunun sonucu bir kolunu ve bir bacağının kırılması ile başlıyor. Gündelik hayatta karşısına çıkan rutinlerin önüne engel olması, tek başına bir hayat sürdürememesi, etrafında kendine bakacak (take care yapacak :)) doğru düzgün kimsenin olmaması sonucu yaşanan çaresizlik duyguları anlatılıyor filmde.

Take Care – Dikkatli Ol filminin bende uyandırdıkları öncelikle sağlıklı olmanın ne kadar büyük bir şans olduğu, her gün yaptığımız yemek yemek, saçımızı yıkamak, merdivenlerden çıkmak gibi gayet basit işlemlerin bir anda nasıl bir kabusa dönebileceği, bunun için her gün yeniden şükretmemiz gerektiği, hayat boyu engeli olan kişilerin bu durumla yaşamak zorunda olmaları ve yaşamını sürdürebilmek için daima birilerine ihtiyacının olması durumunun kişinin üzerinde yarattığı baskı, en yakınınızdaki kişi bile olsa (kız kardeş, sevgili gibi) böyle bir durumda hayatının akışınıdan kolay kolay kimsenin vazgeçemediği gibi problemler. Bunları biraz varoluşsal alanda ele alabiliriz. Bunlar filmde yaşanan trafik kazası ve başrol oyuncusu Leslie Bibb (Frannie)’in başına gelenlerden herkesin hissedebileceği, bir nevi kamu spotu tadındaki durumlar diye düşünüyorum.

Gelelim ilişkisel durumlara… Tam yeni bir hayata başlamışken, başka biriyle yolunda giden bir ilişki varken eski sevgilinin birden hortlaması ve hayatının içine seni sokması. Ha başrol oyuncuları oldukları için filmde bu eski sevgililerin birleşmesi insanı mutlu ediyor etmesine ama orada heba olan bir ilişkiye kimse dikkat çekmiyor. Evet arada bir hesaplaşma var, ama sırf birlikte oldukları zaman sevgilisi hastayken ona baktığı için ayrıldıktan sonra kendisi aynı duruma düştüğünde ödeşmek için eski sevgiliyi aramak hangimizin aklına gelir, evet dürüst olmak gerekirse aklımıza gelir ama hangimiz bu konuda utanmadan çekinmeden cesaret eder? Bu kızın yaptıklarını ben de yaparım ne var ki diyebilen bir adım beri gelsin 🙂

Keyifli Seyirler…