Bir müddet aradan sonra film seanslarımıza tekrar Friends with Money – Benim Zengin Dostlarım filmiyle başladık. Age of Adaline filmini izlediğim için Netflix’in önerisiydi, ben de kırmadım izledim…

Friends with Money – Benim Zengin Dostlarım filminde dört kadın arkadaş var. İçlerinden biri Jennifer Aniston. Hemen aklınıza Sex and the City gelmesin, biraz daha oturaklısı diyebiliriz 🙂 Orta yaşlarındaki bu kadınların birbirinden farklı hayatları ele alınıyor filmde.

Bir tanesi oldukça zengin, Franny (Joan Cusack), tek derdi kocasının para harcamaya düşkün olması diyebiliriz. Kocasıyla mutlu giden bir evliliği ve düzenli seks hayatları var. Kendi derdi olmadığı için diğer arkadaşlarının dertleriyle dertlenen onlara yardımcı olmaya çalışan bir kadın.

Bir diğeri ise başarılı bir senarist, Christine (Catherine Keener), kocasıyla birlikte home-office senaryo yazıyorlar. Aslında benim favori çiftim diyebiliriz. Yaptıkları iş, yaşadıkları ev açısından özenilesi buldum. Fakat iletişim problemlerinden kaynaklı sıklıkla kavga ediyorlar. Adamın rahat ve umursamaz tavırları kadının da ilgi bekler oluşu artık bardağı taşırıyor ve boşanma aşamasına geliyorlar 🙁

Diğeri yine başarılı bir moda tasarımcısı, Jane (Frances McDormand), eşinin de kendine ait bir şirketi var. Herkes kocasının eşcinsel olduğunu düşünüyor ama bu Jane için bir problem değil gibi gözükse de aslında hayata karşı isteksizliği, özbakım eksiklikleri ve artan gerginliğinin sebebi yaşamındaki tatminsizlikler olabilir. 43. yaş gününü kutlayan Jane sanki hayatı sona ermiş gibi davranıyor. Kocası bir çocuk daha yapmak istediğinde ona ‘ben 100 yaşındayım çocuk yapamam’ diye cevap vermesi ve saçları tekrar kirleneceği için saçlarını yıkamamayı seçmesi kendini ne kadar yolun sonunda hissettiğini gösteriyor.

Dört arkadaştan sonuncusu ise Olivia (Jennifer Aniston), aralarındaki tek bekar ve işsiz olan. Daha doğrusu saygın bir işi olmayan diyelim. Çünkü öğretmenlik yapmayı bırakan Olivia artık temizlikçi olarak çalışıyor. Ve tabi ki bu durumun arkadaşları arasında sosyal olarak getirdiği boşluklar da olmuyor değil. Olivia hayır diyemeyen ve biraz da takıntılı bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Paraya düşkün değil ama maddeci diyebiliriz onun için. Arkadaşlarının düzenli bir hayatları, iyi düzeyde gelirleri ve saygın kocalarının oluşu ona hayatı yeniden sorgulatıyor. Takılı kaldığı, evli fakat kendisine yüz vermeyen eski sevgilisi ile yeni tanıştığı seviyesiz bir birliktelik yaşadıkları spor eğitmeninden sonra kendisiyle evini temizlemesi için pazarlık yapan adamla çıkmaya başlıyor. Hiçbirşeyin göründüğü gibi olmadığını anlıyorsunuz ve ilk defa hayır diyememesi ona güzel sonuçlar doğuruyor.

Filmin sonu birçok kişiyi tatmin etmeyebilir ama ben filmin tarzından hoşlandım. İzlemek isterseniz iyi seyirler…