Bu sefer izledik kategorisinde bir film yok, alışılmışın aksine bir diziye yer veriyoruz. Bir arkadaşımızın tavsiyesi üzerine Black Mirror dizisini izlemeye başladık. Öncelikle ben biraz diziyle alakalı bilgilendirme yapayım, daha sonra ise spesifik bir bölümü yorumlayacağım.

Black Mirror bildiğimiz dizilerden biraz farklı. Çünkü her bölümde ayrı bir olay, ayrı oyuncular hatta ayrı yönetmen var. O yüzden benim sempatim daha bir arttı diziye karşı. Bence bu çok heyecan verici. Çünkü nedense ben dizi izlemektense film izlemeyi tercih ediyorum. Filmde daha fazla olay örgüsüne tanık oluyoruz, her bir film farklı bir dünya, farklı karakterler, farklı ele alışlar. Fakat dizide bir senaryo var ve o da haliyle sündürülüp uzatılıyormuş gibi geliyor, artık karakterlerin nerede nasıl davranacağı bile tahmin edilebiliyor bir süre sonra… Diyeceğim o ki, yerli ya da yabancı pek fazla dizi kültürüm olmamasına rağmen Black Mirror’un diğer bölümünü izlemek için can atıyorum.

Black Mirror genel anlamda bilim kurgu türünde bir dizi. Birçok bölümü ise futuristik yapıda. Yani gelecek yıllarda gelişen teknoloji ile birlikte insanların hayatlarının nasıl değişeceği, bunların hayatlarımıza etkilerini sarsıcı ve çarpıcı bir dille anlatıyor.

Dizinin 3.sezonunun ilk bölümü Nosedive – Dibe Çöküş. Bölümde teknolojinin ve sosyal medyanın hayatın içine nasıl girdiği anlatılıyor. Bir uygulama düşünün ki, şimdiki sosyal medyanın bir hayli gelişmiş hali. Herkese ait bir profil var, paylaşımlar yapılıyor ve insanlar birbirine oradan puan veriyorlar.  Artık uygulama hayatın içinde o kadar büyük bir yer almış ki,  ev almadan bir etkinliğe katılmaya iş yerinde çalışmaya kadar her şey bu platformdaki puanınıza bağlı. Uygulamadaki puanları düşmesin, insanlardan hep yüksek puanlar alabilsinler diye birbirine kötü davranamayan insanlar var etrafta. Evet, bu iyi bir şey, fakat sırf diğer insanlar tarafından kavgacı olarak tanınmayasınız diye hakkınızı dahi arayamadığınız zamanlar oluyor.

İzlemesi oldukça keyifli ve bugünlerdeki sosyal medya yönelimlerimizi bir kez daha düşünmeye iten oldukça hoş bir bölüm. Black Mirror’u izlemeye bu bölümden başlamak güzel bir şans oldu, tavsiye edilir efendim 🙂